Kasko sigortasında tam hasar (pert) kararı verildiğinde sigorta şirketi, aracın piyasa değerini esas alarak ödeme yapmakla yükümlüdür. Ancak uygulamada tespit edilen bedel ile gerçek piyasa değeri arasında önemli farklar çıkabilmekte; sigortalı, hak ettiğinden düşük bir ödeme alarak süreci kapatmak zorunda kalabilmektedir. Bu sayfa, kasko pert ödemesinin nasıl belirlendiğini ve eksik ödeme karşısında hangi yolların izlenebileceğini açıklamaktadır.
Pert Bedeli Nasıl Belirlenir, Eksik Ödeme Neden Olur?
Kasko sigortasında pert kararı, onarım maliyetinin aracın sigorta değerini veya piyasa değerini aşması ya da aşmaya yaklaşması durumunda verilir. Bu eşik mevzuatta sabit bir oranla belirlenmemiş olup poliçe koşullarına ve sigorta şirketinin uygulamasına göre farklılık gösterir.
Pert bedeli iki farklı temel üzerinde hesaplanabilir:
Sigorta değeri (poliçe değeri): Poliçe kurulurken kararlaştırılan tutar. Aracın satın alındığı andaki değeriyle sözleşmeye yazılır ve sonraki aylarda güncellenmez. Ancak taraflar sigorta değerini sözleşmede belirli bir tutar olarak kararlaştırmamışsa (takseli sigorta), sigorta bedelinin sigortalı menfaatin gerçek değerini aşan kısmı geçersiz olduğundan, araç değer kaybetmişse ödeme kural olarak hasar tarihindeki gerçek değerle sınırlı kalır.
Hasar tarihi piyasa (rayiç) değeri: Kaza anındaki ikinci el piyasa fiyatı esas alınır. Sigorta şirketleri çoğunlukla bu yöntemi tercih eder; belirleme ise atanan eksper aracılığıyla yapılır.
Eksik ödemenin en yaygın nedenleri şunlardır:
Eksper değerlemesindeki hatalar veya düşük tespit: Sigorta şirketinin atadığı eksperin görevi nesnel bir piyasa değeri bulmaktır; ancak hasar anındaki emsal araç fiyatları, araçta yapılmış donanım ekleri, özel donanım veya belgelenmiş bakım geçmişi göz ardı edilebilir. Sonuçta tespit edilen rakam, gerçek piyasa değerinin altında kalabilir.
Poliçe değerinin güncellenmemesi: Poliçe imzalanırken belirlenen sigorta değeri, enflasyon veya döviz hareketleri nedeniyle hasar tarihindeki piyasa değerinin altında kalmış olabilir. Bazı şirketler bu farkı tartışmadan eski rakam üzerinden ödeme yapar.
Muafiyet, özel şart veya kesinti uygulaması: Poliçede tanımlı muafiyet miktarları ya da “orijinal parça” gibi özel şartlar doğrultusunda yapılan indirimler, ödenen net bedeli kayda değer ölçüde azaltabilir. Bu kesintilerin her birinin poliçeye dayalı geçerli bir temeli olup olmadığının ayrıca incelenmesi gerekir.
Hurda bedeli düşümünün yüksek tutulması: Pert araçta sigorta şirketi hurda (enkaz) değeri olarak belirlediği miktarı tazminattan mahsup eder. Hurda bedeli gerçek piyasa değerinin üzerinde hesaplanırsa sigortalıya ödenecek net tutar otomatik olarak düşer.
Düşük Pert Ödemesine İtiraz ve Fark Alacağı Talebi
Pert bedeli eksik ödendiğinde sigortalının birkaç farklı yolu vardır; bu yollar birbirini dışlamaz ve çoğunlukla belirli bir sırayla izlenir.
Bağımsız eksper görüşü almak: İlk adım, sigorta şirketinden bağımsız bir eksper değerlemesi talep etmek ya da kendi tercih ettiği bağımsız bir ekspere araçtırttırmaktır. Bu ikinci görüş, şirketin tespit ettiği değerle gerçek piyasa değeri arasındaki farkı belgelenmiş biçimde ortaya koyar. Hasar tarihi itibarıyla emsal araç fiyatlarını, ikinci el ilan platformlarını ve teknik donanım listesini içeren kapsamlı bir eksper raporu, itiraz sürecinin en güçlü dayanağını oluşturur.
Sigorta şirketine yazılı itiraz: Bağımsız eksper raporuna ve mevcut emsal verilere dayanan bir itiraz dilekçesi sigorta şirketine yazılı olarak iletilir. Şirketin başvuru tarihinden itibaren on beş iş günü içinde yazılı cevap vermemesi ya da olumsuz veya yetersiz yanıt vermesi durumunda bir sonraki aşamaya geçilebilir.
Sigorta Tahkim Komisyonu yolu: Yazılı itiraz sonuçsuz kalırsa, dava açmadan önce alternatif çözüm yolu olarak Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurulabilir. Başvuru usulü ve aşamaları hakkında ayrıntılı bilgiye Sigorta Tahkim Komisyonuna Başvuru Nasıl Yapılır? sayfasından ulaşabilirsiniz.
Sigorta şirketine karşı dava açmak: Tahkim yolu tercih edilmemişse, fark alacağının tahsili için dava açılabilir; sigorta ettiren tüketici ise tüketici mahkemesi, değilse asliye ticaret mahkemesi görevlidir ve her iki durumda da dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması kural olarak dava şartıdır. Davada bilirkişi incelemesi sonucunda araçın hasar tarihindeki gerçek piyasa değeri yeniden belirlenir. Mahkeme, sigorta şirketinin tespit ettiği bedeli yetersiz bulursa fark tutarı ile buna ilişkin faiz ve yargılama giderlerine hükmedebilir.
Fark alacağı talebinde dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta zamanaşımı süresidir. Kasko sigortasından kaynaklanan alacaklar, Türk Ticaret Kanunu m.1420 uyarınca alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren iki yılda ve her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yılda zamanaşımına uğrar; tazminat kural olarak rizikonun ihbarından kırk beş gün sonra muaccel olur. Süre geçirildiğinde karşı taraf zamanaşımı def’inde bulunabileceğinden, eksik ödeme fark edildiği anda harekete geçmek önem taşır.
Ekspertiz raporuna genel olarak nasıl itiraz edileceğine ilişkin usul ve yöntemlere Sigorta Ekspertiz Raporuna İtiraz Nasıl Yapılır? sayfasından, kasko hasar ödemesinin reddedildiği durumlarda izlenecek yollara ise Kasko Hasar Ödemesi Reddedilirse Ne Yapılır? sayfasından ulaşabilirsiniz.
Sigorta hukuku uyuşmazlıklarında, hem eksper sürecinin hem de dava aşamasının teknik ve hukuki boyutları bir arada yürütülmektedir. Bu nedenle, eksik ödeme şüphesi taşıyan pert dosyalarında Antalya Sigorta Hukuku Avukatı olarak değerlendirme yapılması sürecin doğru yönetilmesi açısından belirleyici olabilir.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; özellikle zamanaşımı süreleri ve başvuru koşulları zaman içinde değişebileceğinden, kesin bilgi ve kendi durumunuz için bir avukattan hukuki değerlendirme almanız önerilir.
Konunun genel çerçevesi için Antalya Kasko Sigortası Avukatı sayfamıza göz atabilirsiniz.

























