İşverenin Haklı Fesihte 6 İş Günü Kuralı (İK m.26)

işverenin haklı fesihte 6 iş günü kuralı
işverenin haklı fesihte 6 iş günü kuralı

İşverenin haklı fesihte 6 iş günü kuralı, özellikle ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık iddialarına dayanan fesihlerde belirleyici rol oynar. İşveren, fesih sebebini öğrendiği tarihten itibaren 6 iş günü içinde haklı fesih hakkını kullanmazsa bu hakkı kaybeder ve fesih geçerli fesih kapsamında değerlendirilir. Sürenin kaçırılması hâlinde kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve işe iade davası gündeme gelebilir. Uygulamada öğrenme tarihinin tespiti, fesih yetkisine sahip kişinin kim olduğu ve fiilin niteliği büyük önem taşır. Antalya’da bu tür iş hukuku uyuşmazlıklarında antalya avukat desteğiyle yapılacak değerlendirme ve Avukat Arif Çakır tarafından yürütülecek hukuki analiz, hak kaybı yaşanmaması açısından kritik öneme sahiptir. Daha fazla bilgi ve destek için Antalya İş Hukuku Avukatı ile iletişime geçin.

Kategori : Makaleler

İşverenin Haklı Fesihte 6 İş Günü Kuralı Nedir?

İşverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı, kanun koyucu tarafından süreye bağlanmıştır. 4857 sayılı İş Kanunu’na göre özellikle ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık hâllerine dayanan haklı fesihlerde, işverenin bu hakkını belirli süreler içinde kullanması zorunludur. Bu sürelerin kaçırılması hâlinde, işveren aynı olaya dayanarak haklı fesih yapma yetkisini kaybeder.

İşveren, haklı fesih sebebini öğrendiği tarihten itibaren 6 iş günü içinde fesih hakkını kullanmak zorundadır. Bu süre hak düşürücü süre niteliğindedir. Sürenin geçmesiyle birlikte haklı fesih yetkisi kendiliğinden ortadan kalkar ve daha sonra aynı fiil gerekçe gösterilerek haklı fesih yapılması mümkün olmaz.

Altı iş günlük sürenin hesabında, işverenin feshe konu olayı öğrendiği gün dikkate alınmaz. Süre, bu günü takip eden ilk iş gününden itibaren işlemeye başlar. Hafta tatilleri ve resmî tatiller iş günü hesabına dâhil edilmez. Sürenin son iş gününün bitimiyle birlikte haklı fesih yetkisi sona erer.

Öğrenme Tarihi Nasıl Belirlenir?

İşverenin tüzel kişi olduğu durumlarda, altı iş günlük sürenin başlangıcı bakımından önemli olan husus, olayın herhangi bir çalışan tarafından öğrenilmesi değil; fesih yetkisine sahip kişi veya organın olayı öğrenmiş olmasıdır. Bu nedenle öğrenme tarihinin doğru tespiti, uygulamada büyük önem taşır.

İşveren adına hareket eden yönetici, insan kaynakları yetkilisi veya amir konumundaki kişilerin bilgisi, çoğu durumda işverenin bilgisi olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle “olayı sonradan öğrendim” savunması, somut delillerle desteklenmediği sürece Yargıtay tarafından çoğu dosyada kabul görmemektedir.

6 İş Günlük Süre Kaçırılırsa Ne Olur?

Altı iş günlük süre geçirildikten sonra işverenin aynı olaya dayanarak haklı fesih yapması hâlinde, bu fesih haklı sayılmaz. Bu durumda işçi, koşulları varsa kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanabilir. Ayrıca fesih, işe iade davası bakımından da geçerlilik denetimine tabi olur.

Bu tür durumlarda işveren açısından ciddi hukuki sonuçlar doğabilmekte; Kod 29 gibi ağır çıkış kodlarına dayanan fesihler dahi geçersiz kabul edilebilmektedir.

Haklı Fesih Hakkı Tamamen Ortadan mı Kalkar?

Altı iş günlük sürenin kaçırılması, işverenin her türlü fesih hakkını tamamen ortadan kaldırmaz. Ancak bu durumda fesih, artık haklı fesih olarak değil; somut olayın özelliklerine göre geçerli fesih kapsamında değerlendirilebilir.

Bu ayrım son derece önemlidir. Haklı fesihte işveren tazminat ödemezken, geçerli fesihte kıdem ve ihbar tazminatı yükümlülüğü doğabilir.

Aynı Olay mı, Yeni Bir Fiil mi?

Altı iş günlük süre kaçırıldıktan sonra aynı fiil gerekçe gösterilerek yeniden haklı fesih yapılması mümkün değildir. Ancak işçinin daha sonra yeni ve ayrı bir fiili söz konusu olursa, bu yeni olay bakımından ayrıca bir değerlendirme yapılabilir ve yeni bir 6 iş günlük süre başlayabilir.

Burada fiillerin aynı mı yoksa birbirinden bağımsız mı olduğunun tespiti, somut olayın özelliklerine göre yapılır. Yargıtay, bu ayrımı dosya bazında titizlikle incelemektedir.

Disiplin Soruşturması Süreyi Durdurur mu?

İşyerinde disiplin soruşturması yürütülmesi, işverene sınırsız bir bekleme süresi tanımaz. Soruşturmanın makul sürede tamamlanması gerekir. Sırf altı iş günlük süreyi aşmak amacıyla sürecin uzatılması hâlinde, haklı fesih hakkı kaybedilebilir.

Değerlendirme

Haklı fesihte 6 iş günü kuralı, işveren açısından son derece kritik bir düzenlemedir. Sürenin yanlış hesaplanması, öğrenme tarihinin hatalı belirlenmesi veya geç fark edilmesi; haklı fesih imkânının tamamen ortadan kalkmasına ve ciddi tazminat yükümlülüklerine yol açabilir.

Bu nedenle her somut olayda; öğrenme tarihi, fesih yetkisine sahip kişi ve fiilin niteliği dikkatle değerlendirilmelidir.