Konkordato Nedir? Şartları ve Süreci

Konkordato Nedir? Şartları ve Süreci
Konkordato Nedir? Şartları ve Süreci
Kategori : Makaleler

Konkordato, borçlarını vadelerinde ödeyemeyen ya da yakın gelecekte ödeyemeyeceği anlaşılan bir borçlunun, alacaklılarıyla mahkeme denetiminde bir ödeme planı üzerinde uzlaşmasını sağlayan hukuki bir yapılandırma sürecidir. İcra ve İflas Kanunu’nun 285 ile 309/l maddeleri arasında düzenlenen bu kurum, ticari hayatın sürdürülebilirliğini korumayı ve hem borçlunun hem alacaklıların menfaatlerini dengeli biçimde gözetmeyi amaçlar.

Süreç, şirketin varlıklarını ve ticari faaliyetini olabildiğince koruyarak borçların belirli bir plana bağlanmasını hedefler. Bu yönüyle, doğrudan tasfiyeye yol açan iflas prosedüründen ayrışır; borçlu ticari hayatını sürdürmeye devam ederken alacaklılar da belirlenmiş koşullar altında alacaklarını tahsil eder.

Konkordato Başvurusunun Şartları ve Türleri

Konkordato başvurusu yapılabilmesi için öncelikle borçlunun mali durumunun belirli koşulları karşılaması gerekir. İİK m. 285 uyarınca, borçlarını vadelerinde ödeyemeyen ya da ödeyememe tehlikesiyle karşı karşıya kalan her tacir ve tacir olmayan kişi konkordato talep edebilir. Başvuru, alacaklılar tarafından da yapılabilmekle birlikte uygulamada bu yol daha sınırlı kullanılmaktadır.

Başvuruyla birlikte mahkemeye sunulması gereken belgeler arasında şunlar yer alır:

  • Konkordato ön projesini içeren ayrıntılı bir belge
  • Son bilanço, gelir tablosu ve nakit akış tablosu
  • Alacaklı listesi ile alacak miktarlarını gösteren tablo
  • Bağımsız denetçi tarafından hazırlanmış ön mali analiz raporu
  • Malvarlığını gösteren envanter

Bu belgeler, mahkemenin mühlet verilip verilmeyeceğine ilişkin ilk değerlendirmeyi yapabilmesi için zorunludur. Eksik ya da yanıltıcı belge sunulması başvurunun reddedilmesine yol açabilir.

Konkordato türleri açısından iki temel ayrım öne çıkar. Adi konkordato, alacaklıların alacaklarının bir kısmından vazgeçmesini ya da vade uzatımını kabul etmesini öngören en yaygın türdür. Malvarlığının terki suretiyle konkordato ise borçlunun mal varlığını alacaklılara devretmesine dayanan ve tasfiyeye daha yakın bir yapıya sahip olan türdür. Bunlara ek olarak, sermaye şirketleri ve kooperatifler bakımından ihraç yoluyla konkordato da mümkündür; bu türde borç, hisse senedi veya tahvil ihracı yoluyla yapılandırılır.

Geçici ve Kesin Mühlet Sürecinin İşleyişi

Konkordato başvurusu yapıldığında mahkeme, sunulan belgeler üzerinden ön değerlendirme yapar. Belgeler yeterli bulunursa borçluya üç aylık geçici mühlet verilir; bu süre zorunlu hâllerde iki ay daha uzatılabilir (İİK m. 287). Geçici mühlet kararıyla birlikte bir geçici komiser görevlendirilir.

Geçici mühlet süresince borçlu aleyhine başlatılmış ya da başlatılacak olan haciz işlemleri durur; ihtiyati haciz kararları uygulanmaz; rehinli alacaklar dışındaki alacaklar için takip başlatılamaz. Bu koruyucu işlev, borçlunun ödeme planını hazırlayabilmesi için nefes alma alanı yaratır.

Geçici mühletin sonunda komiser raporu değerlendirilir. Konkordatonun başarıya ulaşma ihtimali somut biçimde ortaya konursa mahkeme kesin mühlet kararı verir. Kesin mühletin süresi kural olarak bir yıldır; zorunluluk hâlinde bu süre altı ay daha uzatılabilir (İİK m. 289). Kesin mühlet döneminde borçlunun işletmesini kendi yönetiminde sürdürmesi mümkündür; ancak komiser, önemli iş ve işlemler üzerinde denetim yetkisini korur.

Kesin mühlet süresince konkordato komiseri tarafından alacaklılar toplanır. Alacaklılar kurulu, oy çokluğuyla konkordato projesini kabul ya da reddeder. Karar nisabı açısından İİK m. 302, alacaklıların salt çoğunluğunun ve alacak miktarı bakımından dörtte üçünün onayını aramaktadır. Onaylanan proje mahkemeye sunulur; mahkeme tasdik kararı verdiğinde konkordato bağlayıcı hâle gelir.

Konkordatonun Alacaklılar Üzerindeki Etkisi

Konkordato, tasdik kararıyla birlikte tüm alacaklılar bakımından bağlayıcı sonuçlar doğurur. Konkordatoya katılmayan ya da süreçten habersiz kalan alacaklılar da bu karardan etkilenir; yani onay vermemiş olmak, alacaklıyı tasdik kararının dışında tutmaz (İİK m. 308/c).

Alacaklıların somut durumuna göre sonuçlar şöyle şekillenir:

  • Teminatsız alacaklılar: Projede öngörülen oran ve vadelerle alacaklarını tahsil eder; geri kalan kısımdan vazgeçmiş sayılır.
  • Rehinli alacaklılar: Rehin değerini aşmayan kısım için konkordatodan etkilenmez; rehin değerini aşan kısım ise teminatsız alacak statüsüne girer.
  • Kamu alacakları: Vergi ve sosyal güvenlik alacakları konkordato kapsamı dışında tutulur; bu borçlar ayrıca muhatap idareyle yapılandırılabilir.

Tasdik kararının ardından borçlu, konkordato projesinde belirlenen ödeme planına uymak zorundadır. Planda öngörülen yükümlülüklerin yerine getirilmemesi hâlinde alacaklılar, konkordatonun feshi için mahkemeye başvurabilir. Konkordatonun feshi durumunda borçlu, ertelenmiş tüm yükümlülükleriyle yeniden karşı karşıya kalır.

Konkordato sürecinde alacaklı sıfatıyla mı yoksa borçlu taraf olarak mı hareket edildiği, hukuki stratejiyi belirleyen temel ayrımdır. Antalya şirketler hukuku avukatı desteğiyle sürecin her aşaması — başvuru belgelerinden alacaklılar kuruluna, tasdik aşamasından fesih riskine kadar — hukuki zeminde yürütülebilir.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; özellikle başvuru koşulları, süreler ve nisap oranları zaman içinde değişebileceğinden, kendi durumunuz için bir avukatan hukuki değerlendirme almanız önerilir.

Manavgat Ceza Avukatı
Manavgat Ceza Avukatı

Manavgat Ceza Avukatı

Manavgat’ta bir ceza soruşturması veya davası başladığında, sürecin ilk aşamasından…
Serik Ceza Avukatı
Serik Ceza Avukatı

Serik Ceza Avukatı

Serik’te bir ceza soruşturması ya da kovuşturmayla yüz yüze gelmek,…
Hemen Ara
WhatsApp Destek
Instagram