Limited Şirket Müdürünün Hukuki ve Cezai Sorumluluğu

Limited Şirket Müdürünün Hukuki ve Cezai Sorumluluğu
Limited Şirket Müdürünün Hukuki ve Cezai Sorumluluğu
Kategori : Makaleler

Limited şirket müdürü, şirketi yönetme ve temsil etme yetkisiyle birlikte önemli hukuki ve cezai sorumluluklar da üstlenir. TTK’nın getirdiği düzenleme çerçevesinde müdür, görevini yürütürken yalnızca şirkete karşı değil; pay sahiplerine ve üçüncü kişilere karşı da sorumlu tutulabilir. Aşağıda bu sorumluluk alanları ayrı başlıklar altında ele alınmaktadır.

Müdürün Şirkete ve Üçüncü Kişilere Karşı Hukuki Sorumluluğu

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 626 ve devam eden maddeleri, limited şirket müdürlerinin özen ve bağlılık yükümlülüğünü açıkça düzenler. Buna göre müdür, makul bir yöneticiden beklenen özeni göstermek ve şirketin menfaatlerini korumak zorundadır. Bu yükümlülüğün ihlali, müdürün şirkete verdiği zararı tazmin etmesini gerektiren bir sorumluluk davası açılmasına zemin hazırlar.

Hukuki sorumluluğu ortaya çıkaran başlıca haller şunlardır:

  • Kanuna veya şirket sözleşmesine aykırı karar alınması ya da uygulanması
  • Sermayenin korunmasına ilişkin hükümlerin gözetilmemesi
  • Ticari defterlerin usulüne uygun tutulmaması
  • Şirketi zarara uğratan sözleşmelerin yapılması veya fırsatların kötüye kullanılması
  • Şirketin ödeme güçlüğüne düşmesine karşın gerekli tedbirlerin alınmaması

Üçüncü kişiler bakımından ise müdürün hukuki sorumluluğu, TBK’nın haksız fiil hükümleri (md. 49 vd.) ile TTK’nın özel düzenlemeleri birlikte işler. Müdürün görevini yerine getirirken kasıtlı ya da ihmalî davranışıyla bir üçüncü kişiyi zarara uğratması hâlinde, şirketin yanı sıra bizzat kişisel sorumluluk gündeme gelebilir.

Sorumluluğun doğması için kural olarak üç unsurun bir arada bulunması aranır: müdürün kusurlu bir eylemi veya ihmali, bir zararın oluşması ve bu zarar ile eylem arasında nedensellik bağı. Mahkemeler her davada bu unsurları somut olayın koşullarına göre değerlendirir; müdürün kusur derecesi ve şirketin zararının gerçek boyutu belirleyici rol oynar.

Müdür ile şirket arasındaki uyuşmazlıklar, pay sahipleri tarafından da gündeme taşınabilir. TTK m.644/1-a yollamasıyla uygulanan m.553 uyarınca müdürler, kanundan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettiklerinde şirkete, ortaklara ve şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludur. Şirketin uğradığı zararın tazminini şirket ve her bir ortak isteyebilir; ancak ortak, bu durumda tazminatın şirkete ödenmesini talep edebilir (TTK m.555). Bu tür davaların Antalya Şirketler Hukuku Avukatı aracılığıyla takip edilmesi, hem usul hem de esasa ilişkin hak kayıplarının önüne geçmek açısından önem taşır.

Kamu Borçlarında (SGK ve Vergi) Müdürün Şahsi Sorumluluğu

Limited şirket, kamu alacakları bakımından asıl borçludur. Ancak şirket varlıklarının kamu borcunu karşılamaması hâlinde, müdürün kişisel mal varlığına başvurulması mümkün olabilir. Bu sorumluluk; vergi borçları ve SGK prim alacakları olmak üzere iki temel alanda karşımıza çıkar.

Vergi Hukuku Boyutu: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 35. maddesi, limited şirket ortaklarını sermaye paylarıyla sınırlı biçimde kamu alacaklarından sorumlu tutar. Müdürler için ise aynı kanunun mükerrer 35. maddesi ayrı bir düzenleme getirir: şirketin vergi borcunu kendi varlıklarından ödeyememesi durumunda, söz konusu borçların doğduğu dönemde görevde bulunan müdür, tüm mal varlığıyla bu borçlardan sorumlu tutulabilir. Sorumluluk, müdürün görevi süresindeki borçlarla sınırlıdır.

SGK Prim Alacakları: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 88. maddesi uyarınca, süresinde ödenmeyen SGK prim alacaklarından şirketin kanuni temsilcileri ile üst düzey yönetici veya yetkilileri, Kuruma karşı şirketle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Prim borçlarının oluştuğu dönemde şirketi temsil ve ilzama yetkili müdür, bu alacaktan şahsen sorumlu tutulabilir.

Uygulamada sık karşılaşılan durum, şirketin tasfiye sürecine girmesi ya da icraya rağmen borcun tahsil edilememesidir. Bu aşamada vergi dairesi veya SGK, tebligat yaparak müdür adına ödeme emri düzenler. Müdür bu ödeme emrine itiraz edebilir; itirazın yasal süresi içinde ve gerekçesiyle yapılması, müdürün hak kayıplarını önlemesi bakımından kritiktir.

Ortak sıfatını da taşıyan bir müdür söz konusu olduğunda, ortaklık sıfatından doğan sorumluluk ayrı bir çerçevede değerlendirilir. Bu konunun ayrıntısı için Şirket Ortaklarının Kamu Borçlarından Sorumluluğu sayfasına bakılabilir.

Müdürün Cezai Sorumluluğu Doğuran Haller

Müdürün hukuki sorumluluğundan bağımsız olarak, bazı eylemler doğrudan cezai yaptırım doğurur. Türk hukukunda limited şirket müdürünü cezai sorumlulukla karşı karşıya bırakabilecek başlıca durumlar şöyle sıralanabilir:

Sahte belge ve muhasebe hileleri: TTK’nın 562. maddesi, kanunda sayılan belgeleri sahte olarak düzenlemeyi ve ticari defterlere kasıtlı olarak gerçeğe aykırı kayıt yapmayı bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla (m.562/8); defterlerin hiç tutulmaması veya usulüne uygun saklanmaması gibi bazı ihlalleri ise adli veya idari para cezasıyla yaptırıma bağlar. Bu hükümler TTK m.644 yollamasıyla limited şirket müdürleri bakımından da uygulanır.

Vergi kaçakçılığı: Vergi Usul Kanunu’nun 359. maddesi kapsamında; sahte fatura düzenlenmesi, muhasebe kayıtlarının tahrif edilmesi veya gizlenmesi gibi eylemler vergi kaçakçılığı suçunu oluşturur. Bu suç için hapis cezası öngörülmüş olup fiili gerçekleştiren ya da gerçekleştirilmesine aracılık eden müdür, cezai kovuşturmayla karşılaşabilir.

Sigorta primlerinin ödenmemesi: İşçilerden kesilen ancak SGK’ya yatırılmayan sigorta primleri nedeniyle müdürün TCK’nın 155. maddesi (güveni kötüye kullanma) kapsamında cezai sorumluluğunun doğup doğmayacağı somut olayın koşullarına göre değerlendirilir; 5510 sayılı Kanun’da bu fiile özgü bir hapis cezası düzenlemesi bulunmaz, prim borcu ise gecikme cezası ve gecikme zammıyla birlikte tahsil edilir.

Dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanma: Şirket adına yapılan işlemlerde müdürün üçüncü kişileri aldatması ya da şirket varlıklarını kişisel çıkarı doğrultusunda kullanması, TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca cezai kovuşturmaya konu olabilir.

İflas ve konkordatoya ilişkin suçlar: Şirketin iflas sürecine girmesi durumunda müdürün mal varlığını gizlemesi, alacaklıları zarara uğratacak tasarruflarda bulunması ya da gerçeğe aykırı beyanda bulunması, TTK ve TCK hükümlerince suç sayılır. Ayrıca zamanında iflas talebinde bulunmaması da bazı koşullarda müdür aleyhine sonuç doğurabilir.

Cezai sorumluluk davalarında kastın varlığı ve fiilin müdüre atfedilebilirliği belirleyici unsurlar arasındadır. Müdürün görevde bulunduğu dönem, karar alma süreçlerine katılımı ve fiilin gerçekleştiği andaki konumu mahkeme tarafından ayrıca değerlendirilir.

Limited şirket müdürü sıfatıyla karşılaşılan hukuki ya da cezai uyuşmazlıklarda sürecin doğru yönetilmesi için Antalya Ticaret Hukuku Avukatı sayfasında ticaret hukukuna ilişkin genel bilgilere ulaşabilirsiniz.

Manavgat Ceza Avukatı
Manavgat Ceza Avukatı

Manavgat Ceza Avukatı

Manavgat’ta bir ceza soruşturması veya davası başladığında, sürecin ilk aşamasından…
Serik Ceza Avukatı
Serik Ceza Avukatı

Serik Ceza Avukatı

Serik’te bir ceza soruşturması ya da kovuşturmayla yüz yüze gelmek,…