Ticari Davalarda Zorunlu Arabuluculuk Süreci

Ticari Davalarda Zorunlu Arabuluculuk Süreci
Ticari Davalarda Zorunlu Arabuluculuk Süreci
Kategori : Makaleler

Ticari uyuşmazlıklarda mahkemeye başvurmadan önce arabuluculuğa gitmek, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve 6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunu kapsamında dava şartı olarak düzenlenmiştir. Bu zorunluluk, tarafların dava açmadan önce tamamlaması gereken bir ön prosedür niteliği taşır; yerine getirilmeden açılan davalar usul eksikliği gerekçesiyle reddedilir.

Aşağıda, hangi uyuşmazlıkların bu kapsamda değerlendirildiği, görüşme sürecinin nasıl ilerlediği ve sürecin sonunda hangi yolların açıldığı somut biçimde ele alınmaktadır.

Hangi Ticari Davalarda Arabuluculuk Dava Şartıdır?

6102 sayılı TTK’nın 5/A maddesi uyarınca, ticaret mahkemelerinin görevi kapsamına giren para alacağı ve tazminat taleplerine ilişkin uyuşmazlıklarda, dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olması zorunludur. Bu düzenleme, hem ticari işletmeler arasındaki alacak uyuşmazlıklarını hem de tacir sıfatı taşıyan tarafların yürüttüğü sözleşmeden doğan anlaşmazlıkları kapsar.

Uygulamada en sık karşılaşılan uyuşmazlık türleri şunlardır:

  • Ticari sözleşmeden kaynaklanan bedel, komisyon veya hizmet bedeli alacakları
  • Malın teslim edilmemesi ya da ayıplı tesliminden doğan tazminat talepleri
  • Cari hesap uyuşmazlıkları ve itirazla durdurulmuş ticari alacaklar
  • Franchise, distribütörlük ve acentelik sözleşmelerinden doğan alacaklar
  • Ticari nitelikteki kira ve kira bedeli uyuşmazlıkları

Buna karşın bazı uyuşmazlıklar bu zorunluluk dışında tutulmuştur. İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talepleri, niteliği itibarıyla gecikmesinde sakınca bulunan işlemler olduğundan arabuluculuk şartına tabi değildir. Benzer biçimde, karşı tarafın yerleşim yerinin yurt dışında olduğu uyuşmazlıklarda da zorunluluk kapsamı daralmaktadır. Hangi davanın bu şart kapsamında kalıp kalmadığı, her somut olayın özeline göre değerlendirilmesi gereken bir meseledir.

Arabuluculuk Görüşmelerinin İşleyişi ve Süresi

Sürece başvuru, taraflardan birinin Arabuluculuk Bilgi Sistemi (ARBS) üzerinden yetkili arabulucuya başvurmasıyla başlar. Başvuru, uyuşmazlığın konusuna ve tarafların yerleşim yerine göre belirlenen sicile kayıtlı arabulucular arasından yapılır.

Arabulucu belirlendikten sonra taraflara ilk toplantı daveti iletilir. İlk toplantı davetine yanıt verilmesi zorunlu olmamakla birlikte, geçerli bir mazeret sunmaksızın toplantıya katılmamak, yargılama aşamasında yargılama giderine ilişkin hükümlerde aleyhte sonuç doğurabilir. Bu nedenle toplantılara katılım veya geçerli bir özür bildirimi, taraflar açısından önem taşır.

Görüşmeler, uyuşmazlığın niteliğine göre değişmekle birlikte kural olarak üç haftada tamamlanır. Tarafların anlaşması hâlinde bu süre en fazla üç hafta daha uzatılabilir. Görüşmeler tarafların iradesiyle sürdürülür; arabulucu taraflara çözüm dayatmaz, yalnızca müzakere ortamını düzenler ve iletişimi kolaylaştırır.

Arabuluculuk görüşmeleri gizlilik ilkesi altında yürütülür. Görüşmeler sırasında paylaşılan bilgiler, belgeler ve tutumlar — taraflar aksini kararlaştırmadıkça — yargılama aşamasında delil olarak kullanılamaz. Bu ilke, tarafların çözüme yönelik açık bir müzakere yürütebilmesine zemin hazırlar.

Anlaşma ve Anlaşmama Halinde Sonraki Adımlar

Görüşmeler iki farklı sonuçla kapanabilir: taraflar uzlaşır ya da uzlaşamaz. Her iki hâlde de izlenecek yol farklılaşır.

Anlaşma sağlanırsa, taraflar ve arabulucu tarafından imzalanan anlaşma belgesi düzenlenir. Bu belge, ticaret mahkemesinin icra şerhi alınmasıyla birlikte mahkeme ilamı niteliği kazanır ve ilamsız icra yoluna gerek kalmaksızın doğrudan icra takibine konu olabilir. Bu, arabuluculuk yoluyla varılan çözümün yargısal kararla aynı hukuki gücü taşımasını sağlar.

Anlaşma sağlanamazsa, arabulucu tarafından “anlaşmama tutanağı” düzenlenir. Bu tutanak olmadan ticaret mahkemesine dava açılamaz; tutanağın dava dilekçesine eklenmesi zorunludur. Dolayısıyla anlaşmama hâli, tarafları farklı bir çözüm yoluna mahkûm etmez; yalnızca zorunlu aşamanın tamamlandığını belgeler ve mahkeme yolunu açar.

Anlaşmama sonrası tahsil sürecine ilişkin ayrıntılı bilgi için ticari alacak tahsili yolları sayfasına göz atabilirsiniz.

Görüşmelerde tarafın temsili de dikkat gerektiren bir konudur. Arabuluculuk sürecinde taraflar bizzat katılabileceği gibi, usulüne uygun vekaletname ile avukat aracılığıyla da temsil edilebilir. Özellikle birden fazla alacak kalemi ya da karşılıklı talepler içeren uyuşmazlıklarda görüşme öncesi hazırlık, sürecin seyrini belirleyebilir. Ticari alacak davalarında hukuki yapının ve dayanak belgelerin süreç başlamadan netleştirilmesi, hem arabuluculuk hem de olası yargılama aşaması için belirleyici bir işlev görür. Antalya’da ticari uyuşmazlıklarla ilgilenen Av. Arif Çakır ile iletişime geçerek hukuki değerlendirme alabilirsiniz.

Ticari davalarda görevli ve yetkili mahkeme konusu da arabuluculuk sonrası açılacak davanın usul yönünden sağlıklı kurulması açısından önem taşır.